MEMLEKETİMİZDE SİYANÜR İSTEMİYORUZ!

Öksüt Madencilik adı altında faaliyet gösterilen altın madeninde altın ayrıştırma işlemi zamanı geldi!  Develi Gazi Mahallesi ve Civar Mahallelerin siyanür tehlikesine karşı Başta Devlet Yetkilileri olmak üzere Gerekli Kurum ve Kuruluşların bu tehlikeye dur demeleri gereklidir! Bile bile doğayı ve insan hayatını yok etmeyin!!!

ZAMANTI KİRLENMESİN! MEMLEKETİMİZDE SİYANÜR İSTEMİYORUZ!

Türkiye’de önemli oranda altın rezervleri bulunduğu bilinmektedir. Bu rezervlerin ekonomiye kazandırılması üzere arama ve madencilik faaliyetleri uzun süredir gerçekleştirilmektedir. Ancak hemen hemen tamamı tartışmalara konu olmuştur. Tartışmaların merkezinde ise altın madenciliğinde yıkamanın siyanürle gerçekleştirilmesi yer alır. Siyanür ve türevleri doğa ve canlılar için zehirlidir. Suya ve toprağa karışabildiği gibi havaya da karışabilmektedir. Ölüme varan negatif etkilere neden olmaktadır. Bergama’da yapılan aramalara karşı bölge insanının tutumu Türkiye’de siyanüre karşı önemli farkındalık gelişmesini sağlamıştır. Üstelik ortaya çıkan bazı çevre felaketleri karşısında insanlar tecrübe edinmiştir. Fakat son dönemde altın madenciliği faaliyetleri hızlansa da insanların konu hakkında duyarlılığı azalmıştır. Üstelik bu faaliyetlerden birisi çok önemli bir havza üzerinde geliştirilmektedir. Bu öyle bir havzadır ki Türkiye’nin önemli ovaları, su kaynakları ve arkeolojik alanları ve birçok değeri bulunur. Develi Ovası’ndan tüm Kızılırmak hattına ve Çukurova’ya kadar, yani Akdeniz’den Karadeniz’e kadar geniş bir alandan bahsediyorum.

Develi’de gerçekleştirilecek olan altın madenciliği faaliyeti merkez olarak Öksüt Köyü’nde yer almaktadır. Develi ile Tomarza arasında geniş bir bölgede arama faaliyeti gerçekleştirilecektir. Altın aranması ve ekonomiye kazandırılması yabancı sermayeli şirket eliyle de olsa önemli ve değerlidir. Ancak sorun siyanür kullanılarak yapılacak yıkamanın da aynı bölgede gerçekleştirilecek olmasıdır. Fakat bu bölge iktisadi geleceğimiz açısından hassastır. Dahası Develi-Adana ve Develi-Bafra hattı yoğun bir nüfusa sahiptir. 

Öncelikle Develi Ovası siyanür kaynaklı risklerin birinci hedefidir. Yani Erciyes’in güneyinde yer alan en verimli tarımsal alanlar siyanür tehdidi altında kalacaktır. Geniş bir ova olan Develi Ovası su kaynakları ile tarımsal faaliyetten yüksek verim elde edilen bir bölgedir. Sultan Sazlığı gibi doğal güzellikler barındırır. Bir ucu Kapadokya’ya komşu olan İncesu sınırlarına dayanır. Birçok insan buradaki tarımsal faaliyetinden geçimini sağlar. Türkiye’nin önemli şeker fabrikaları, girdileri olan pancarı bu ovadan sağlar. Şeker üretimi bölge ekonomisinde çok önemli bir yere sahiptir. Üstelik tarımsal anlamda çeşitlilik de mevcuttur. Örneğin Avrupa’nın en büyük entegre hayvan çiftliği bu ovadadır. Develi Ovası sosyal ve iktisadi olarak çok özeldir ve kıymeti artmaktadır.

Maden merkezi, Develi ve civarındaki köylerin içme suyu ihtiyacını besleyen Zamantı Tüneli ile aynı yerdedir. İnsanların içme suyunu sağlamasının yanında Zamantı Tüneli Develi Ovası’nın sulama ihtiyacını karşılar ve Zamantı Irmağını besler. Zamantı Irmağı ise Yahyalı ve köylerini geçtikten sonra Pozantı’ya bağlanır. Kayseri’den Adana’ya ulaşan yolculuğunda Zamantı Vadisi, Kapuzbaşı Şelaleri ve Yedi Göller gibi dünyaca ünlü doğal güzelliklere komşuluk eder. Zamantı Irmağı Seyhan nehrinin en büyük koludur ve Aladağlardan sonra diğer kollarla birleşerek Seyhan nehrini oluşturur. Çukurova’ya ve bütün Adana’ya ulaşır. Akdeniz’de son bulur.

Bu hat öyle bir hattır ki siyanür kaynaklı risklerin gerçekleşmesi halinde uğrayacağımız zararı hiçbir tutar karşılayamaz. Buraları gidip görmediyseniz en azından arama motorları üzerinden bir araştırma yapmanızı tavsiye ederim.

Aynı Zamantı Tüneli ilk kaynağı olan Öksüt Köyünden çıktıktan sonra drenaj yolu ile Kızılırmak’a da bağlanır. Karadeniz’e kadar ulaşır. Develi-Bafra hattında siyanür kaynaklı risklerden oluşabilecek risklerin iktisadi ve sosyal maliyetleri ise tahmin bile edilemez. Altın vesair ödemeye yetmez. 

Develi bölgesi bu bakımlardan siyanürlü yıkama yapılacak dünyadaki son yerdir.

İlgili kamu otoritelerinin, sondaj kuyuları üzerinden (ÇED raporunda borulama ile ilgili güzergah gibi detayların bulunmadığı, boru malzemesinin tarif edilmediği) siyanürlü deşarj ile yerinde yapılacak yıkama faaliyetine izin vermemesi ve siyanürlü yıkama için seçilen farklı bir bölgeye taşıma zorunluluğu getirmesi elzemdir. Her birimizin sürecin takipçisi olması gerekir. 

KAYNAK: YUSUF DİNÇ

Bir cevap yazın